Ögeler etikete göre görüntüleniyor: büyük işletme

DLP (Data Loss/Leak Prevention – Veri Kaybı/Sızıntısı Önleme) network güvenlik alanında nispeten yeni sayılan ve gittikçe kullanımı artan bir veri koruma çeşididir. DLP yazılımları ile sisteminizden istenmeyen verinin çıkışını önleyebilir ya da belirlediğiniz dosyaların kullanım durumlarını izleyebilirsiniz. DLP kurulumu bir uzman gerektirse de kurulum için en önemli girdiler şirketi tanıyıp bilen kişilerden gelenlerdir. Tek başına bir bilgi işlem uzmanı DLP kurulumu sağlıklı ve etkili bir şekilde yapamaz. Bu yüzden sistem entegrasyonundan önce yapmanız gereken bazı şeyler vardır.

DLP (Data Loss/Leak Prevention – Veri Kaybı/Sızıntısı Önleme)

DLP yazılımlarını sisteminize entegre etmeden önce karar vermeniz gereken en önemli şey değerli verilerinizin ne olduğudur.

Bu noktada verileri çeşitli gruplara ayırmanız işinizi görecektir, örneğin;

  • Şirketiniz için değeri olmayan, günlük veriler.
  • Finansal veriler.
  • Şirketinizi zor durumda bırakabilecek, yayılmaması gereken veriler.
  • Şirketinizin adeta yok olmasına sebebiyet verebilecek, hayati değerde veriler.

DLP yazılımını sisteminize kurduktan sonra veriler üzerinde belirti şablonlar oluşturmalı ve DLP’nin bu verilerle karşılaştığında vereceği yanıtları ayarlamalısınız. Örneğin birinci grupta yer alan verileri tamamen pas geçebilir, bu verilerle ilgili herhangi bir kayıt bile tutmayabilirsiniz. Bu DLP ajanının gereksindiği sistem kaynaklarında önemli bir azalmaya yer açacaktır. İkinci grupta yer alan verileri sadece muhasebe departmanındaki kullanıcıların erişimine açabilir, diğer kullanıcılar tarafından erişim ve değişim isteklerini kısıtlayabilirsiniz. Üçüncü grupta yer alan veriler için yazma, kopyalama, print alma gibi izinleri sadece yönetim kurulu’nda bulunan kişilere tanımlayarak bu verilerin güvenliğini sağlayabilirsiniz. Dördüncü ve en son grupta yer alan verileri ise tamamen yazma, kopyalama, print alma, taşınmaya kapatabilir, herhangi bir kullanıcının CEO’nun bilgisayarını ele geçirmesi halinde bile dışarıya sızmasını önleyebilirsiniz. Burada önemli olan hangi verinin sizin için öncelikli olduğunu belirlemek, DLP ayarlarını yaparken bunları belirtmek ve bu verilere özel güvenlik şablonları hazırlamaktır.

DLP yazılımları Firewall ya da Antivirüs yazılımlarına göre biraz daha farklı yazılımlardır. Antivirüs ya da Firewall yazılımlarında standart tanımları yaptıktan sonra otomatik güncellemeler sayesinde belirli aralıklarla yazılımı kontrol etmek ve sorun çıktığında müdahale etmek normaldir. Ancak DLP yaşayan bir sistemdir ve verileriniz güncellendikçe, sisteminize yeni veriler eklendikçe şablonları kontrol edip, manuel olarak güncellemelisiniz. Belirttiğiniz kurallarla çakışan durumların oluş olmadığını, kullanıcıların izni dışında erişim denemelerini düzenli raporlarla tespit edip, gerektiğinde müdahale etmelisiniz.

DLP diğer güvenlik yazılımlarının aksine öncelikle şirket içinden gelebilecek zararları önlemek için tasarlanmıştır. Büyük şirketlere organize şekilde saldıran hackerların öncelikle sosyal mühendislik yaptığı ve şirketin içinden bilgi almaya çalıştıkları bilinen bir durumdur. Bu durumda yüzlerce, hatta binlerce çalışanın bulunduğu çok uluslu şirketlerde içerde bulunan tüm çalışanlara koşulsuzca güvenmek ne kadar mantıklıdır? Kötü niyetli bir çalışan saldırı için dışarı veri sızdırabilir ya da bilgilerinizi siz farkında olmadan kolayca kopyalayabilir. DLP tam da bu noktada devreye girerek verilerinizi “ beklenmedik yerlerden ” gelen saldırılara karşı korur.

Yayınlandığı Kategori Güvenlik

corona virüs salgını nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde pek çok şirket çalışanlarına ofise gelmeden uzaktan çalışma imkanı sağlamak zorunda kaldı. Sistemlere uzaktan bağlanılması beraberinde tehdit aktörlerinin istismar edebileceği durumların sayısını da artırdı. Özellikle daha önce uzaktan çalışma tecrübesi bulunmayan kurumlar ciddi siber güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalabiliyor.

Siber güvenlik uzmanları ise orta vadede alınabilecek bazı önlemleri sıraladı:

‘Corona’ sanal ortamda da tehlikeli!

Yapılan araştırmalar, corona virus salgını sonrası “Corona” kelimesini içeren 4000 alan adı kayıt işlemi yapıldığını ve bu web sitelerinin %50’sinin zararlı içeriklerden oluştuğunu gösteriyor. Siber tehditlerin arkasındaki aktörler, bu hassas durumdan çıkar elde edebilmek için çalışanlara corona virüs ile ilgili bilgi süsü veren oltalama e-postaları göndererek kimlik bilgilerini isteyebilir, eposta içeriğindeki bağlantılar ya da ekteki dosyalar yoluyla sistemlere zararlı yazılımlar bulaştırabilir. Çalışanlara verilecek temel bir siber farkındalık eğitimi ile zararlı e-postaları ayırt ederek hem kendi verilerini hem de kurumsal verileri tehlikeye atmalarının önüne geçilebilir. Ayrıca e-posta güvenlik kontrollerini de virüs taraması, yığın posta ayıklama gibi işlemleri yaptığından emin olmalısınız.

Uzak erişimin olmazsa olmazı: VPN 

Uzaktan çalışanların kurum ağına Sanal Özel Ağ (VPN) üzerinden bağlanması, iletişimin şifreli gerçekleştirilecek uzaktan dinlenebilmesinin önüne geçer. Bu erişimi güvenlik duvarı ve saldırı engelleme sistemleri gibi çeşitli güvenlik kontrollerinden geçirebilirsiniz. VPN ve diğer hizmetlerde çok faktörlü kimlik doğrulamasına geçiş yapmanız, kimlik bilgileri ele geçirilse dahi ağınızı ve verilerinizi güvende tutacaktır. Ayrıca, sisteme uzaktan erişecek kullanıcıların tam erişim yerine, kendi yetkileri dahilindeki varlıklara erişmesini sağlayacak ayarları yapabilirsiniz.

Fiziksel güvenliği ihmal etmeyin

Kurum erişimi olan bilgisayar, telefon gibi cihazlarda verilerin şifrelenerek saklanmasını sağlayabilirsiniz. Böylece bu cihazlar kaybolsa ya da çalınsa dahi, içerisindeki hassas bilgilere erişilemez. Ayrıca hack’lenme ihtimaline karşı, şifrelemeyi sadece disk için değil, klasör ve dosya bazında da yapabilirsiniz.

Hangi kablosuz bağa bağlandığınıza dikkat!

Hassas verilerinizin ele geçirilmemesi amacıyla çalışanlarınızın herkese açık kablosuz bağlantılar kullanmamasını zorunlu hale getirebilirsiniz. WPA 2/3 gibi güvenli şifreleme protokolleri kullanan kablosuz ağları kullanmaları da veri güvenliği için önem taşımaktadır. Ayrıca, toplantıların alternatifi olan video konferanslar için kullanacağınız uygulamaların güçlü şifreleme protokolleri ile güvenliği sağladığından emin olun.

Yayınlandığı Kategori Güvenlik

   Google'ın JPEG formatının yerini alması umuduyla geliştirdiği ve desteklemeye başladığı WebP formatı hakkında bilmeniz gerekenleri yazımızda bir araya getirdik.

   İnternet ortamındaki görsellim büyük bir çoğunluğunun JPEG olmasından yola çıkılarak Google tarafından geliştirilen WebP formatı, tıpkı JPEG gibi sıkıştırılmış bir görsel uzantısı. Aynı boyutta ve kalitedeki görsellerin, sabit diskte  kapladığı alanı ciddi manada düşüren WebP, JPEG'e kıyasla %40 daha fazla sıkıştırma yapabiliyor.

   Özellikle web ortamındaki görsellerin daha az yer kaplaması ve sayfaların görüntüleme hızının yükselmesi adına önemli bir adım olan WebP, özellikle mobil cihazların internet erişiminden öncelikli rol oynamaya başladığı günümüzde stratejik bir öneme sahip gibi görünüyor.

   Görselden de anlaşılacağı gibi WebP ile daha büyük ve daha kaliteli görseller daha küçük boyutlarda saklanabiliyor.

    Bu noktada birkaç yıldır ciddi manada desteklenen WebP sonunda Google'ın kendi ürünlerinde de kullanılmaya başlandı. Chrome tarafından zaten bir süredir desteklenen bu uzantı, Google Play Store'da da kullanılmaya başlandı. Artık Android içerik mağazasında yer alan oyun ve uygulama görselleri, WebP olarak listeleniyor.

Yayınlandığı Kategori web

Milyarlarca iOT cihazın saldırıya uğramadığı bir an yok!

Gün geçtikçe evlerde kullanımı yaygınlaşan internete bağlı cihazların, siber saldırıların odağında olduğu görülüyor. Bitdefender Antivirüs’e göre, siber suçluların geçen yıl 32,7 milyon saldırı gerçekleştirdiği nesnelerin interneti (IoT) cihazlarına yönelik kullanıcıların bilinçlenmesi gerekiyor.

Küçük ev aletleri, IP kameralar, termostatlar veya yazıcılar gibi internete bağlı cihazların evlerdeki kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte cihazların savunmasız yapılarından faydalanan siber saldırganların saldırıları da artış gösteriyor. Nesnelerin interneti (IoT) konusunda yayınlanan yeni bir raporu inceleyen siber güvenlik uzmanları, geçen yıl akıllı cihazlara yönelik gerçekleşen siber saldırı sayısının 32,7 milyon olduğunun altını çizerek IoT cihazlarına karşı gerçekleşen saldırılar konusunda kullanıcılarının dikkatli davranması gerektiğini belirtiyor.

Milyarlarca IoT Cihazı Siber Saldırılara Karşı Savunmasız

2017 - 2018 yılları arasında IoT cihazlarının sayısı yaklaşık 3 milyar artarken, saldırı havuzunun da büyüdüğü görülüyor. İnternete bağlı cihazların savunmalarının güvenilir boyutta olmaması, bu cihazlara karşı siber suçluların ilgisinin artmasına ve iştahlı bir şekilde saldırı gerçekleştirmesine neden oluyor. Bir kere saldırıya uğrayan IoT sistemlerinin botnet ağının bir parçası haline gelerek DDoS saldırılarına neden olduğunu hatırlatan uzmanlar, saldırıya uğrayan IoT cihazının siber suçlular tarafından çalınan bilgilerin taşınması için bir kanal olarak kullanılabileceğini veya diğer cihazlara yapılan saldırılar için bir bağlantı düğümü görevi görebileceğini belirtiyor. Ayrıca rapora göre, dünyada botnet ağının %47’sine ABD ev sahipliği yapıyor.

IoT Cihazlarını 5 Adımda Güvenli Kılın! 

 Sorunlarla karşılaşmamak için kullanıcıların dikkatli olmaları gerektiğini hatırlatan uzmanlar, IoT cihazlarını kötü amaçlı yazılımlardan korumak isteyen kullanıcılara 5 önemli güvenlik tavsiyesinde bulunuyor.

1. Cihazın güvenirliğinden emin olun. İnternete bağlı bir cihazı satın almadan önce cihazın güvenilirliğinden ve bu cihazın nasıl çalıştığını tam olarak anladığınızdan emin olmak gerekiyor. İnternete nasıl bağlanır, hangi verilere erişebilir, bu verileri nerede saklar ve hangi koşullar altında bu verileri kullanır öğrenin.

2. Güvenliği ve gizliliği artırın. Cihazla birlikte gelen varsayılan şifreleri, eşsiz ve karmaşık bir şifre ile değiştirin. Kablosuz yönlendiriciler de dahil olmak üzere tüm cihazlar için güçlü şifreler kullanın.

3. Ayrı ağlarda izole edin.Eğer mümkünse akıllı televizyonunuzu ayrı bir ağda izole edin. Eğer kamerası varsa kullanmadığınız zaman kapalı olduğundan emin olun ve sadece üretici tarafından yetkilendirilmiş uygulamaları yükleyin.

4. Güncelliğini koruyun.Evin içerisindeki cihazların güvenlik durumu, kimler tarafından kullanıldığı, yazılımın üretici tarafından düzenli bir şekilde güncellenip güncellenmediği ve en önemlisi de ne sıklıkla saldırıya uğradığı konularında güncel kalın.

5. Profesyonel çözümler kullanın.Tüm cihazlarınız için zararlı yazılımları, kimlik avı ve saldırı girişimlerini tespit edip engelleyecek bir güvenlik çözümü kullanın.

Yayınlandığı Kategori antivirüs

İşte şirketlerin KVKK konusunda düştüğü 5 doğru bilinen yanlış

Kişisel Verileri Koruma Kanunu kurumların ve bireylerin hayatında her geçen gün daha geniş bir yer kaplarken, kanun, uygulamalar ve cezalar hakkında doğru bilinen yanlışlar da ortaya çıkmaya başladı.

Kişisel verilerin korunması için ciddi önlemlerin alınması ve gerekli sorumlulukların yerine getirilmesi gerekiyor. Şirketler, almadıkları önlemler ve yerine getirmedikleri sorumluluklar neticesinde veri ihlalleri yaşarken, KVKK tarafından da ciddi cezalarla karşılaşıyor. Bunun en temel nedenlerinden birinin KVKK uyumluluk sürecine dair doğru bilinen yanlışlardan kaynaklanıyor.

İşte şirketlerin KVKK konusunda düştüğü 5 doğru bilinen yanlış:

1. VERBİS’e kayıt süreci yine ertelenir.

 Yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularına yönelik VERBİS’e kayıt sürecinin Haziran 2020’ye kadar ertelenmiş olması, şirketlerde yine ertelenebilir algısını oluşturdu. Aslında KVKK’nın şirketlere bu konuda tanımış olduğu toleransın bir kez daha sağlanacak olması inancı, şirketlerin büyük bir kumar oynamasına neden oluyorken, gerçekleştirilmeyen sürecin zararlarının da yansımalarıyla karşılaşabileceklerini gösteriyor.

 

2. KVKK KOBİ’leri kapsamıyor, büyük şirketleri kapsıyor

Doğru bilinen yanlışlar arasında en çok dile getirilenlerden biri de KVKK’nın sadece büyük şirketleri kapsıyor olduğu efsanesi. Kanunun özel ya da kamu, büyük ya da küçük şirket ayrımı yapmadığını, esas olarak tüm tüzel kişileri kapsadığının altını çizmek gerekiyor.

3. KVKK sürecinde danışmanlık almaya ihtiyaç yok

KVKK uyumluluk sürecinde şirketlerin 3 temel noktayı göz ardı etmemeleri gerekiyor. Hukuk, teknoloji ve danışmanlık adımları, şirketlerin tam kapsamlı KVKK uyumlulukları için önem arz ediyor. Eğer şirketler sadece hukuk boyutlarını kendi hukuki birimleri ile çözmeye kalkışırsa, teknolojik altyapı gereksinimlerini göz ardı edebilirler. Hem hukuki hem de teknik bilgilerin yönlendirmeler ve alınacak danışmanlıklar doğru bir şekilde uygulanması gerekiyor.

4. Teknoloji tarafında herhangi bir yazılıma gerek yok

 Kanun gereği hiçbir maddede teknolojik alt yapı için bir yazılım ya da donanım özellikle belirtilmiyor olsa da bazı maddelerin işlenmesi için gerekli yazılımlara sahip olunması gerektiği görülüyor. Özellikle verilerin maskelenmesi, transferi, sınıflandırılması, korunması, güvenliğinin sağlanması adına teknik donanımlara sahip olunması gerekiyor. Bu teknik donanımların hukuki açıdan da desteklenmesi gerektiğini unutmamak lazım.

5. KVKK uyumluluğum tamam, GDPR’ye ihtiyacım yok

Özellikle AB üyesi ülke vatandaşlarını istihdam eden ya da üye ülkelerle ticari ilişkileri bulunan şirketlerin sadece KVKK uyumlulukları yeterli olmuyor. GDPR’de bulunan ve karşılığı KVKK’da olmayan maddelere dikkat edilmesi gerekiyor. Şartları taşıyan şirketlerin KVKK uyumluluklarının yanı sıra GDPR çalışmalarını da gerçekleştirmeleri ve bu konuda danışmanlık almaları gerekiyor.

Kaynak : https://siberbulten.com/sektorel/trky/kvkk-hakkinda-kulaktan-kulaga-yayilan-5-sehir-efsanesi/

Yayınlandığı Kategori Güvenlik
Page 2 of 2

Sosyal medya hesaplarımız


Bize Ulaşın

  • Ertuğrulgazi Mah. Özen Sok. No:3 Yıldırım / Bursa
  • (554) 930-1982
  • info@tekvizyonpc.com
  • www.tekvizyonpc.com

Mail Listemize Katılın..

Yeniliklerden ve çalışmalarımızdan haberdar olmak için bize katılın.
spam mail gönderimi yapmıyoruz...

Destek

Tekvizyon Uzak Destek